| Daha fazla İğne Deliği GEM |
|
|
|
|
Dikkat ! HAYAL EDECEKSİN ! Bu yazı biraz hayal etmeyi gerektirecek. Fiziksel olarak bulunmadığın bir mekanda tura çıkacağız çünkü,İğne Deliği Gençlik Merkezi'nde, Samsun'da.
Nereden başlayalım? Hah tamam!
Ofis burası. Pek alışılmış bir ofis değil bizce, Sence? Dağınık genelde. Giriş serbest ! Masaya oturmak, sandalyeye çıkmak, yere çökmek,duvara yazılar yazmak/yapıştırmak da!
Bilgisayarlar ile çalışıyor isek, buradayız genelde.
Şunu geçen gün çizdik,"Ne mutlu türküm diyene" ile başlayan şeyi. Güzel olmuş mu? Sana ne düşündürüyor? O çerçeveyi de uzun zaman önce koyduk oraya. Gönüllü odasının kapısında da asılı. Gösteririz birazdan. "Ahmet Yıldız is My Family!" Blog'u da var. Okumak gerek!
Haydi! Terket! Diğer odaya geçiyoruz.
Bilgisayar laboratuvarı burası. Hop, bugün niye boş ki?
20 bilgisayarımız var. Çoğu zaman Atakum İlçe Halk Eğitim Müdürlüğü işbirliği ile yürüttüğümüz "sertifikalı bilgisayar" etkinlikleri dolduruyor bu odayı. Çoğu genç ( genç tanımı, olması gerektiği yerde! Evli ve çocuklu kadın da, iş sahibi insan da, okuyan/okumayan da,liseli de, devlet memuru olan da,bıyıklı olan da, evden dışarı adım atmayan da,kendini genç tanımlamayan da genç olabilir, değil mi ?). 3,5 ay sürüyor 1 dönem. Her dönemin 80 katılımcısı var. Eğitmenler Halk Eğitimden geliyor. Aslında GEM'den bahsederken çalışmaları -kim ile yapıldığına göre- 3'e ayırabiliriz: Halk Eğitim ile yaptığımız şeye işbirliği diyoruz mesela. Katılımcıyı biz buluyoruz, mekanı biz sunuyoruz, eğitmenler halk eğitimden. Katılımcısını da eğitmenini de bizim bulmadığımız, sadece mekanı sunduğumuz çalışmalar da var. Misal; "Uluslar arası projeler yazan gençlik grubusunuz. Ofisiniz yok. Dönem dönem projektör ,faks makinesi,perde vs kullanmalısınız." Gelin, kullanın! "Kapoera yapıyorsunuz. Müzik için ses sistemine ihtiyacınız var, bir de mekana." Gelin, kullanın! Toplum Gönüllüleri ilkeleri ile çelişmediğiniz sürece sorun yok. "Farklılıklara Saygı" derken ırkçı/ayrımcı bir proje yürütmek, şeffaflık ve hesap verebilirlik derken saman altından su yürütmekten bahsediyoruz. Katılımcısını da eğitmenini de bizim bulduğumuz etkinlikler de var. İsimleri yok onların; işbirliği gibi, mekan tesisi gibi. Hazır bilgisayar laboratuvarından konuşuyorken, buradan bir örnek verelim,Yaratıcı Bilgisayar: Blog , afiş , web sitesi tasarımı gibi bir içeriği var ama görüldüğünden daha fazla hedefleri var. Araç olarak görüyoruz biz bunların her birini. Gençlerin kendilerini/dertlerini/savundukları her neyse onu ifade etmenin aracı... Yahu kısası mı? Blog tasarlamayı bilen VE blogu da olan , photoshop bilen VE afiş de tasarlayan...Ve belki bir gün...İnsan hakları için de afiş tasarlayan, savaşa karşı makalelerini blogunda insanlarla paylaşan...Belki bir gün! Uzatmayalım.Haydi diğer odaya!
(Geçerken) Tuvaletler var burada. Görmek istemezsin herhalde, değil mi? Toplumsal Cinsiyet Kulübü (bahsedeceğim birazdan) boyadı geçenlerde kapıları. "Bayan" yazıyormuş, sildiler, "kadın" yazdılar. Bir de bir şey çizdiler. "Bay" yazıyormuş,sildiler, "erkek?"yazdılar. Bir şey daha çizdiler. Bay,bayan,erkek,kadın...
Burası, stüdyo (olacak). (Şimdilik sadece baterimiz, bir de mikserimiz var. Para aradık uzun zaman. Bulduk da. Süngerler geliyor yakında. Yalıtımı halledeceğiz.
Yumurta kutularını görüyor musun? 550 taneler. Yalıtımda işinize yarar dedi birisi. Biz de topladık. Yaramazmış! Olsun, motivasyonumuzu diri tuttu J Müzik yapacak gençler. Her kim olursa gelebilecek. Her ne çalıyorsa çalabilecek. Her ne sözü varsa söyleyebilecek. Gruplar çıkaracak bu stüdyo. Çıkardı bile (sandalyeyi kırmışlar şimdiden). Tüm müzik etkinlikleri de bu odada devam edecek .
O kovalar,pet şişeler,tefler,el davulu ve tamburinler RİTİM atölyesi için. Bu şimdilik hayal. Eğitmen gelecek, gençler gelecek, çalışacağız, repertuar oluşturacağız. Sonra? 19 Mayıs?tan itibaren her ay, olmaz hallerle; savaşa, ayrımcılığa,hak ihlallerine,at koşturan eğitim sistemine karşı,ifade özgürlüğünü, ögrenciyi ve kenti,ev sahibini ve kiracıyı, ebeveyni ve çocuğu,hayvan barınaklarını ve Afacan?ı (köpeğimizdi), Yandançarklı?yı (kedimiz) ezen insani (!), sevgiliyle kumsalda oturabilmeyi konuşmak yok yok çalmak için SOKAĞA çıkacağız. Haydi yan odaya!
Atölye burası. Kimisi dans ediyor, kimisi resim çiziyor, kimisi ise marangozhaneyi kullanıyor. Kesip biçtikleri ille de GEM için olmak zorunda değil. Sevgiliye doğum günü hediyesi, evdeki kırık sandalyenin tamiri, ofise raf için de kullanılabilir marangozhane.
"Arkadaşlar kolay gelsin. Nedir?" "Kadın Pano olacak burası." "Nasıl yani?"
"Duvarı konuşturacağız işte. Toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın erkek halleri, kadının toplumsal yaşamdaki rolü, kadına yönelik toplumdaki baskı, genç kadınların siyasete ve toplumsal yaşama katılımını konuşacak,günceli "muhattabına" ulaştırmaya çalışacak bu duvar." " İyiymiş. Kolay gelsin." " Sağol."
(Geçerken) Barış duvarı burası!Sadece 4 dilde "barış" yazdık şimdilik. O kadarını biliyorduk. Başka dillerde bilene duvar açık! |